Kemaliye (Eğin) Neresidir?

Kemaliye (Eğin), Erzincan´a 163 Km. Malatya´ya 175 Km. ve Elazığ´a 145 Km. uzaklıktadır. Elazığ ve Malatya´dan gelen Karayolları birleşerek Arapgir´e ve daha sonra Kemaliye İlçe merkezine ulaşır. Bu yol, Bağıştaş demiryolu istasyonuna ve oradanda İliç-Kemah istikametinde devam ederek, Kemaliye´yi Erzincan´a bağlar.

Elazığ ve Malatya illerine bağlı ilçe iken, 1938 yılında Erzincan iline bağlanmıştır. İlçenin Eğin olan adı,  Mustafa Kemal’in anısına Kemaliye´ye çevrilmiştir. Kemaliye Fırat´ın Karasu kolu üstünde, sağ kıyıda kurulmuştur. Doğudan Munzur Silsilesi, batıdan ise Sarıçiçek dağları ile çevrili olup, deniz seviyesinden 825-900 m. yüksekliktedir.

Keban Barajı yapıldıktan sonra yükselen su seviyesi Kemaliye önünde bir göl oluşturmuştur. Kemaliye´nin en önemli sorunlarından biri ulaşımdır. Çevresindeki en yakın il´e yaklaşık üç saat mesafede olan ilçenin dağlık oluşu, ulaşımı zorlaştırmaktadır. Kemaliye, Erzincan´a 163 Km. Malatya´ya 175 Km. ve Elazığ´a 145 Km. uzaklıktadır. Elazığ ve Malatya´dan gelen Karayolları birleşerek Arapgir´e ve daha sonra Kemaliye İlçe merkezine ulaşır.

Bu yol, Bağıştaş demiryolu istasyonuna ve oradanda İliç-Kemah istikametinde devam ederek, Kemaliye´yi Erzincan´a bağlar. İlçe toprakları içinden doğup Karasu´ya karışan önemli su kaynakları; merkez ilçenin bağrından kaynayan Kadıgölü, Sarıkonak Köyü Suyu, Umutlu (Barasor) deresinin sularını toplayan Ziyaret Suyu ve Kekikpınar köyünden kaynayan Müran çayıdır.

Ayrıca ilçe merkezine yakın ve çevredeki komşu köylerin bahçelerini besleyen Apçağa Köyünü dağlarından çıkan  Kırkgöz Kaynağı Kemaliye´yi ve Karasu vadisini yüksekten seyreden fevkalade bir güzelliğe sahiptir. Kemaliye´nin dağlık yapısı dağ sporlarının yapılması ve geliştirilmesi bakımından oldukça elverişli bir ortamdır. Look at a fortune at geldspielautomaten. Ayrıca bu arazi yapısı bir çok yabani hayvanın yörede yaşamasına ve barınmasına neden olmuştur. Yüksek kayalıklar arasında yaşayan dağ keçileri zaman zaman ilçe yakınlarına kadar sokulmakta ve seyredilebilmektedir.

KEMALİYE´NİN TARİHTEKİ  YERİ

    –  Eğin İsminin Kemaliye Oluşu
     1921 yılı Ağustos ayının son haftasıdır ve  Yunan Ordusu, Ankara yakınlarına gelmek üzeredir. Millet Meclisi’nde tartışmalar vardır. Muhalifler, Mustafa Kemal Paşa’ya ithamlarda bulunurlar. Bu durumu öğrenen Eğinliler, Misak-ı Milli Derneğini kurarlar ve  Mustafa Kemal Paşa’ya bağlılıklarını bildiren yazılar yazarlar. Orduya asker ve silah göndereceklerini ve bu arada Eğin isminin değiştirilmesi talebinde bulunurlar.
     O sıralarda derneğin başkanı olan Hanifizade Ömer Lütfi Bey, Eğin isminin değiştirilmesi hususunda Mustafa Kemal’e bir telgraf çeker, Mustafa Kemal’in ikinci adı olan Kemal adının verilmesini talep eder. Mustafa Kemal Paşa, kürsüde konuşurken eline bir kâğıt uzatılır. Paşa hemen okur, “Efendiler…” der, “Bizlere milletin güveninin kalmadığını söylüyorsunuz. Bakın şimdi aldığım bir telgrafı okuyacağım” ve gelen telgrafı okur. Bağlılık bildirgeleri mebusları bir nebze olsun rahatlatır. 

Mustafa Kemal Paşa, ertesi gün Hanifizade Ömer Lütfi (Arıtan)’a bir telgraf çekerek teşekkür eder, hem de Kemal isminin Eğin’e verilmesini bildirir. Cumhuriyetin ilanını müteakip Mustafa Kemal Atatürk’ün, Kemaliye Belediye Başkanlığına hitaben çektiği cevabi telgraf ve O’nun ismine izafeten 21 Ekim 1922 tarihinde Eğin ismi Kemaliye olarak değiştirilmiştir.

–  Eğin İsminin Muhtelif Anlamları

     Kemaliye (Eğin)‘nin tarihi seyrine geçmeden önce, eski adı olan (Eğin) sözcüğünü etimolojik açıdan yorumlayan yazarların görüşlerine ve efsanelere yer verelim. * Eğin, anlam itibariyle Türçe kökenli bir sözcüktür. “Cennet gibi güzel bahçe” anlamına gelir. Buna göre Eğin sözcüğü Göktürk-Uygur Türk yazıtlarında “Eğin yakara saç gıdıkga” biçiminde yer alır.
* Başka bir görüşe göre Eğin, Orta Asya´da Uz-Oğuz Türküleri’ne ait bir yer adıdır.
* Bir başka görüşe göre de, Eğin sözcüğünün Ermenice kaynak (akarsu) anlamında kullanılan “Akn-Ağn”sözcüğünden türediği ileri sürülür.
* Kaşgarlı Mahmud, “Divan-ı Lügat-it-Türk” adlı eserinde Eğin sözcüğünü, sırtın eğilen kısmı olarak tanımlamıştır. Aynı eserde, “Eğin” sözcüğü, “Eni bir buçuk karış, uzunluğu 4 arşın gelen bir bez” olarak tanımlanıyor. “Bununla, Suvar Oymağı alış-veriş eder” şeklinde bir bilgi veriliyor. Kaşgarlı Mahmud´un bu tanımı, daha sonraki yıllarda Mecid Gamzade, Mehmet Ali Şahin, Şair Niyazi, Şair Ruhi´nin şiirlerinde aynen benimsenmiştir.

* Ahmet Vefik Paşa, Lehçe-i Osmani´ adlı yapıtında, Fahrettin Kırzıoğlu, Edebiyatımızda Kars yapıtında, Kaşgarlı Mahmud´dan esinlerek, Eğin sözcüğünü sırtın eğilen kısmı anlamında kaydetmişlerdir.
* Şemseddin Sami Bey´in “Kamus-i Türki” (Türkçe Sözlük) adlı eserinde eğin sözcüğü, arka kemiğin eğilen yeri, arka-sırt, (Birinin eğinine binmek anlamında) gösterilmiştir.
* Büyük Larousse Sözlükte ve Türk Dil Kurumu´nun Türkçe Sözlüklerinde Eğin sözcüğü sırt-arka anlamlarında verilmiştir. (TDK Sözlük, Ankara 1974)
* Eğin sözcüğünün ne anlama geldiğini araştıran bir yazar da Enver Behnan Şapolyo´dur. Yazar bu sözcüğün oluşumunu bir olaya bağlayarak şöyle izah etmiştir:

   “Çok eski bir şehir olan Eğin´in tarihi; Romalılar zamanına kadar uzanır.
    Romalılar, Anadolu´yu ve Suriye´yi istila ettikleri zaman, bir kafile de şimdiki Eğin´in yüksek kayalarında güzel su membalarına rast gelmişlerdi. Bu güzel men banın civarında bir şehir tesis etmek gaye olmuştu. Nihayet bu şehri tesis ederek Roma lisanında membaa manasına gelen “Egon” ismi verilmiştir. Fakat bu dağ başında şehir kurmak imkanı yoktu. Bunun için dağ eteklerinde güzel bir şehir tesis edilmişti. Bugün Eğin, Murat suyunun kenarında gönül alıcı ve şairane bir kasabadır … “

 TARİHTE  (EĞİN)

    Kemaliye (Eğin) kenti, ilk ve orta çağlarda bazen yerli Serdergeler, bazen de İran ve Romalılar arasında el değiştirerek yönetilmiştir.     
     V.yy Pers dönemi, VI. yy’da Bizans dönemidir. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılışı ile Bizans toprakları içinde kalan Eğin, VII. yy’da Arap saldırısına uğradı. İslam-Arap egemenliği XI. yy’a, Alpaslan’ın 1071 tarihli Malazgirt Zaferi’yle bölgeye yerleşmesine kadar sürdü. Bu dönemin karakteristik niteliği, Bizans ve Arap kültürünün bölgeye hakim oluşudur.  

   
     Türk boylarının Anadolu topraklarına ilk akınları 1015–1016 yıllarına rastlar. Fırat bölgesine yürümeleri, Malatya, Harput gibi önem arz eden kentleri zapt etmeleri de 1058 yılıdır. Bu tarihlerde Türk toplulukları bölgeye yerleştirilmiştir.Bölge daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlı Devleti ve Akkoyunlular’ın egemenliği altında yönetilmiştir.

     Timur istilasından sonra, Çelebi Mehmet döneminde (1413–1421) Osmanlı topraklarına katılan kent “Eğin” adını aldı ve bu tarihte başlayan Osmanlılar döneminde Eğin adı kentte görülen ticari hayatın canlılığı nedeniyle ün kazandı. Yavuz Sultan Selim, sosyal ve kültürel önlemlere başvurarak, Kafkasya’dan tehcir (göç ettirme) ettiği aileleri Eğin’e yerleştirmiş ve bunlara geçimlerini sağlamak amacıyla İstanbul’da et satışını yönetmeleri için bir ferman vermiştir.

Bu ferman metninde, “Eğin ve ondokuz pare köyüne…” deyimi bulunmaktadır. Daha sonra, IV. Murat döneminde, et kethüdalığının göçü önlemediği görülünce, ayrıca odun ve kömür kethüdalığı da verilmiştir. İmparatorluk devrinde Eğin, Sivas eyaletinin Arapkir sancak beyliğine bağlı kadılıklardan biri olarak yönetilmişti. Askerî bakımdan Sivas beylerbeyinin hükmünde ise de, vergi bakımından Malatya muhassıllığına bağlı bulunuyordu. Bu özel durum Eğin’in kendiliğinden Osmanlı yönetimini seçmesinin bir karşılığı olarak meydana gelmiş ve halkın büyük bir kısmı da çeşitli vergi ve resimlerden affedilmişti.

     XVII. yüzyılda Eğin, bağ ve bahçeler arasında, 1000 kadar evli, bayındır bir yer olarak tanıtılmaktadır. XIX. yüzyılda Eğin’i ziyaret eden Moltke, şehrin yeşillikler içinde şirin bir yer olduğunu, Müslümanların tarım ve hayvancılıkla, yerli Ermenilerin ise ticaret ve sanatla uğraştıklarını, kasabadaki tezgâhlarda ince pamuklu ve ipekli dokumalar dokunduğunu, hamam takınılan, yazma ve mendillerinin meşhur olduğunu anlatır.

Tanzimat’tan sonra uygulanan ekonomik sistem ve kapitülasyonlar Eğindeki bu sanayiyi öldürmüş ve belde gittikçe fakirleşmiştir. Bunun sonunda Eğin ve çevresi halkı gurbetçilik bakımından önde gelen kimseler olmuşlardır. Amerika´ya kadar dünyanın
her yanında hamallık, kasaplık, bakkallık, kalfalık, sarraflık ve ticaret için dağılan Eğinliler genelde başarılı olmuşlardır. Kemaliye İlçesi, önceleri Elazığ İline bağlı iken 30.05.1926 tarih ve 877 Sayılı Kanunla Elazığ İlinden ayrılarak Malatya İline bağanmış,11.05.1938 tarih ve 3383 Sayılı Kanunla Malatya İlinden ayrılarak Erzincan İline bağlanmıştır.

FLORA VE FAUNA YAPISI

Kemaliye´nin bulunduğu yer bundan 24 milyon yıl önce (Miyosen´de) denizin atındaydı. Doğu Anadolu´nun, Arap Kalkanı´nın sıkıştırması ile yukarıya doğru yükselmesi sonucunda, bu bölge de suyun dışına çıkmaya başladı ve 15 milyon yıl önce bu bölgede kara göründü. Birkaç defa Tetis Denizi (Akdeniz´in atası), bugünkü Çukurova üzerinden bu bölgeye kadar uzandı ve geri çekildi.

Sonuçta Kemaliye´yi çepeçevre saran Munzur Dağları, bir zamanların deniz tabanı olan çökellerin üst üste yığılması ve sıkışması ile, görkemli kalker yapılar olarak ortaya çıktı. Bu kalkerli yapıların, Fırat´ın önemli bir kolu olan Karasu´yun milyonlarca yıldan beri aşındırması ile,Kemaliye (Eğin) Vadisi şekillendi. Dolayısıyla, Kemaliye, çevresi 1000 metreyi çok aşan, sert kara iklimi gösteren dağ stepleri, duruma göre Alpin ekolojik özellik göstermesine karşın, vadinin içi ve tabanı, en az yer yer Akdeniz İklimi gösteren oldukça ılıman bir ekolojik yapı göstermeye başladı.

Buna bağlı olarak birçok bitki ve hayvan türü, düşük rakımdan yükseklere göre yerleşti ve çok zengin bir biyoçeşitlilik sergiledi. Bu zenginlik üç önemli olay ile daha da kuvvetlendirildi. Bunlar, buzul ve buzul arası dönemlerdeki göçler ve insan eliyle tarım ve peyzajda kullanılan çeşitlendirmedir. Buzul dönemlerinde, kuzey ülkelerinden güneye doğru kaçan; buzul arası dönemlerde ise, güneyin sıcağından kaçarak kuzeye doğru göç eden bitki ve hayvanlar, Kemaliye Vadisine sığındı ve daha sonraki dönemlerde iklim değişse dahi, bu vadiden çıkma fırsatını bulamayarak burada kendine uygun yüksekliklerde mahsur kaldı. Bazen geldiği atalara benzerliğini korudu; bazen değişikliğe uğrayarak yeni türlere değişti. Sonuçta soğuk sever canlılar ile sıcak sever canlılar Kemaliye vadisinde buluştu ve bugüne kadar birlikte yaşadılar.

Bu nedenle Kemaliye bu özelliği ile bilim dilinde Refigium yani sığınak olarak, birçok canlıya konak görevi yapmaya başladı. Kemaliye´de yaygın olarak bulunan Kocayemiş, son zamanlarda yetiştirilen Trabzon Hurması, özünde Akdeniz İklimi’nin ana elamanlarından biridir. Ancak bu ağaçların bulunduğu yerlerde taşların arasındaki sulak yerlerde bulunan,yöre halkı tarafından yağmur böceği olarak adlandırılan bir semender çeşidi “Salamandra salamandra” ise kuzey ülkelerinden buzul dönemlerinde göç etmiş ve Türkiye´de ancak bir kaç yerde sığıntı halinde kalmış önemli bir türdür. Birçok yörede soyu tükenmiş, dağ keçisi, kurt, tilki, yabani domuz, ayı, su samuru, vaşak, keklik, birçok yırtıcı kuş türü bu zenginliklerin diğer bir parçasıdır.

Yüzyıllar boyunca, dışa dönük olarak yaşayan, özellikle İstanbul ile ilişkisini hep sürdüren yöre halkı, küçük alanlarda en yüksek tarımsal verimi elde etmeye özen göstermeleri ve arazi yapısı nedeniyle özel bir peyzaj uygulamaları, birçok ekonomik ve süs bitkisinde çeşitlenmeye zemin hazırladı.Her ne kadar son yıllarda ihmal nedeniyle birçok canlı türünün ırkı ortadan kalkmış ya da tehlikeye girecek kadar yoğunluklarında azalmış olmasına karşın, yine de Kemaliye bir müze özelliği göstermektedir.

Her türlü meyvenin, özel olarak adı konmuş, her biri diğerinden belirgin özellikleriyle ayrılan onlarca çeşidi özenle bir araya toplanmıştır. Yani Kemaliye pek az yöre ile kıyaslanabilecek zenginlikte genetik bir müze “gen kaynağı” özelliği göstermektedir.  Onlarca endemik (yani sadece Kemaliye´ye özgü) bitki ve hayvan türünün bulunması bilimsel olarak dikkatleri buraya çekmektedir.

Prof.Dr. Ali DEMİRSOY
Biyolog
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi

EĞİTİM VE ÖĞRETİM

   Cumhuriyetle birlikte okulların açılması, okur-yazar oranının yükseltmiş, göç ve gurbetçilik yoluyla dışarıya gidenlerin İlçeye bağlantılarını kesmemeleri ve yöreye bağlılıklarını sürdürmeleri, İlçenin eğitim, kültür ve sosyal yaşantısını iyi yönde etkilemiştir.Kemaliye tarihi boyunca tarımsal üretimin ve dolayısı ile tarımsal gelirlerin yok denecek kadar az olması nedeniyle, sanayi ve ticaret alanına yönelmiş ancak merkezlere uzak olması Kemaliye insanını daha çok eğitim ve öğretime önem vermeye zorlamıştır.

Eğitim ve öğretim her dönemde, onun bir parçası olmuştur. İlçemizde 2 adet taşıma merkezli  ilköğretim okulu, 1 lise ve 1 adet 2 yıllık Meslek Yüksek Okulu ile 1 adet 4 yıllık Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu  mevcuttur. 1997 yılında Fırat Üniversitesine bağlı bir Yüksek Okul olarak açılan Meslek Yüksek Okulumuz, 2006 yılında Erzincan Üniversitesine bağlanmış ve halen  5 bölüm ve 190 öğrenci (Su Ürünleri-Arıcılık-Bilgisayar Teknolojisi, Restorasyon-Halıcılık)öğretimini sürdürmektedir. Okuma-yazma oranı %98 civarındadır.

EKONOMİK ETKİNLİKLER

İlçemiz, Osmanlı Devleti döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında ticaretin önemli merkezlerinden biri idi ve 1935’li yıllara kadar adeta Ümran Devri’ni yaşamıştı. İlçemizin coğrafi yapısının tarıma müsait olmaması nedeniyle el sanatları ve ticaret fevkalâde bir gelişme göstermişti. Özellikle dokumacılık, dericilik, kuyumculuk, halıcılık ve ayakkabıcılıkta büyük ilerlemeler sağlanmış olmasına rağmen, Cumhuriyet kurulduktan sonra demiryolu ve karayolu ağının gelişmesi ve el sanatlarının makineleşmesi ekonomik durumun sürekli gerilemesine neden olmuştur. Bu da göçlere neden teşkil etmiştir.

Ancak bununla birlikte yaklaşık 400 yıldır İstanbul’la ilişkisi devam eden İlçemiz halkının İstanbul’da hemen hemen hepsinin gayrimenkulü bulunmakta, bu gayrimenkulleriyle geçimlerini temin etmektedirler.İlçemiz 30 Ekim 1987 yılında büyük bir yangın yaşamış, bu yangında 169 işyeri, depo, ardiye, ambar yanmış olup, ticari hayatı felç etmiştir.

Belediye ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından prefabrik barakalar temin edilmiş ticari hayat 1993 yılına kadar bu barakalar da sürdürülmüştür. Bu arada Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve varlıklı hemşerilerimiz sayesinde inşaatına başlatılan 87 dükkân 1994 yılında bitirilerek hak sahiplerine teslim edilmiştir. İlçemizin dağlık olması nedeniyle, ekilebilir arazisi çok azdır. Yaklaşık 11076 hektar ekilebilir arazisi bulunmaktadır. İlçemizin Çit ve Dutluca köylerinde civar İllerin pazarına hitap eden sebzecilik yapılmaktadır.

Diğer köylerimizde de iç tüketime yönelik dut, ceviz, badem üretimi yapılmaktadır. Ayrıca ilçenin dört bir yanını kuşatan zengin floraya
sahip 850-3000 metre rakımlı Munzur ve Sarıçiçek dağlarında ve yaylalarında arıcılık yapılmakta, 5000 civarında arılı kovan bulunmaktadır. Yılda ortalama 50 ton yüksek kaliteli çiçek balı üretilmektedir.

    İlçemiz sınırları içerisinde ki büyük ve verimli yaylalar da yaklaşık 55.000 adet küçükbaş hayvanla, yılda 250 ton civarında peynir üretimi yapılmaktadır. İlçemize ait Keban Barajı göllenme sahasında ve dağlardan gelen tertemiz su kaynaklarında yıllık ortalama 1000 ton alabalık üretimi ve tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır. Son dönemlerde ilçemizde gelişen turizm potansiyeline paralel olarak bir turizm ekonomisi gelişmekte ve buna bağlı olarak hizmet sektöründe gelişmeler yaşanmaktadır.

 

BU SAYFADA AKTARILAN TÜM VERİLER VE BİLGİLER KEMALİYE KAYMAKAMLIĞI RESMİ SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.

If you are looking for an affordable paper writing service, then read on! You will be amazed at the quality of this service. The service works round the clock, and guarantees 100% originality. Its customer support team is available 24/7, and paper writing help the paper writing process is simple and user-friendly. You can ask for revisions if you’re not satisfied with your final product. Paper writing services cost $10 per page. First-time customers get discounts.

There are numerous reasons you might use essay writing services. But, there are some points are important to consider before enrolling. You should first ensure that the business has a good reputation. Though some firms claim to have the lowest prices in the industry, many fail and become unusable. Also, don’t base your decision solely on the price. If you assignment service can afford the price, you could be better off looking elsewhere.

Before you place your order for essays online, make sure to understand these basic points. Essay writing can be difficult and lengthy. Online essay ordering sites have a clear understanding of that so http://personaldatingassistants.com/dating-pictures-for-men/ they’ve priced their products in line with this. The sites offer cheap essay writing. You can order essays online for many reasons. Some of these are listed below. It’s an excellent idea to use essay writing services to help you when you’re strapped for time. Writing services for essays can help you avoid some of the frequent mistakes that students make while ordering essays.

Students that require help with writing papers may wonder how they can get it. It’s best to research a writing service that can provide students with the required academic help. There are numerous advantages of professional writers. The clients can write my essay for me communicate directly with writer to discuss their papers’ style and contents and also discuss any specific requirements. Additionally, you are able to talk about the issues you are having with the quality assurance department, which ensures your paper has no plagiarism issues, quotes sources in a correct manner, and conforms to the highest standards of academic excellence.

A good composition writer can organize the thoughts of their creators. They have the ability to organize their thoughts and stay focused throughout the writing process. Prior to beginning writing there are a couple of things to consider. These include who your protagonist writing service is and the location they reside. Additionally, consider the goal of your composition which is to inform, persuade or entertain. Also, it is important to understand the parts and organize them. An English composition is composed of three elements including a title introduction, and finally, a body. The conclusion can also be included.

If you’re in school, there’s more stress than ever to complete all of your homework on time and at a satisfactory quality. Students constantly try to find a way to combine work and additional activities to meet the requirements of their school. The time it takes to write essays, let alone find an individual to write it for the student, is an uphill task. The problem is made even worse if taking classes in https://www.jpost.com/special-content/choosing-essay-writing-service-companies-675815 English as a second-language and have no one to aid you with your essay.

If you want to execute a custom write it is necessary to set the port handler pre-configured to perform this particular operation. Special write handles are required to write custom scripts. They are able to print text using brackets or angle , depending on which display mode they’re in. If essay creator you want to stay clear of recursive print, you can make use of a string or pipe. Both return the outcome of the written operation, but only in the target port.